Çarşamba, Kasım 14, 2007

EN YAŞLI OKUYUCU


“Kitap yazmışsın, Datça’nın eski günlerini anlatmışsın, ben yokken bize burakmışsın, sağol, ellerine sağlık,” diyerek çıktı merdivenleri. Balkona oturdu. Emine Teyze, Emine Sarı, Datça ağzıyla, “İmine Deyze…”
Kitaptaki ‘Datca Manileri’ öyküsünde hem İmine Deyze'nin hem de geçen yıl kaybettiğimiz eşi, Hamdi Amca'nın adları geçer. ... İşte, o maniler, resimde gördüğünüz İmine Deyze için söylenmişti... Tekrar hatırlamanız için buraya alıyorum. Akşamları, yazlık komşusu Memed Amcalar'a misafirliğe gidem İmine Deyze, oya işlerken erkenden uyuklayınca, şu maniyi söylemiş Memed Amca. (Datça ağzıyla)
İmine gelir bize
Oturu boncuk dize
O erkenden uyuklar
Gözünü süze süze.

İmine Deyze, halen oya yapıyor ve boncuk diziyor. Yaşı seksen yedi. Gözün biri hiç görmüyor. Ama okumayı çok seviyor, yavaş yavaş da olsa ne bulursa okuyor. Bıraktığım kitabı torununa vermiş, “Kitaptakileri okusun ve eski yaşantılarımızdan biraz haberi olsun diye verdim.” diyor.
Hep İmine Deyze Amıca Memedler’e gitmezmiş. Bazen de Amıca Memed İmine Deyzeler’e gelirmiş, yazlıklara göçtüklerinde. Amıca Memedler'e bir "akşam oturması"na geldiklerinde, İmine Deyze’nin eşi Hamdi amca henüz işten gelmemişmiş. Misafirlerini oyalamak için İmine Deyze, nohut kavurmaya başlamış. Tam o sırada dışarıdan Hamdi Amca’nın eşeğinin anırtısını duymuş, Amıca Memed. Durur mu? Söyleyivermiş Hamdi’nin geldiğini bir maniyle:

Nohut gavurukduru
Dumanı savrulukduru
Galiba Hamdi geldi
Eşeği anırıkduru.
İşte o zaman nohut kavurmakta olan İmine Deyze bu resimde görünen 87 lik çınar...” Bıraktığım kitabı okuyup bitirmeden torununa vermiş. Okumak için başka kitap almaya gelmiş. Bir tek gözle nasıl okuyacağını sordum: “Bi' gözle oya yaptığıma göre, kitabı neden okumayayım, oğlum.” dedi. O gün bana eski günlerden de bahsetti. Ses kaydı yaptık. Yaşamımda en mutlu olduğum anlardan biriydi onunla oturup konuşmak...